LIFT – Listening Fitness Training

LİFT Nedir?

Listening Fitness (LIFT) çeşitli zihinsel ve bilişsel becerileri geliştirmek ve iyileştirmek için kendi sesimizi ve müziğin modifikasyonunu kullanan algı eğitimi tekniğidir.

LIFT kiti Listening Fitness programlarındaki sesi modifiye etmeye yarayan bir cihazdır. Ayrıca kemikten ses iletimi ve mikrofon girişide LIFT’in bazı ilave özelliklerindendir. Listening Fitness LIFT dinleme eğitimi uygulaması daha önce bu alanda yapılmış sistemlere nazaran eşsiz, kapsamlı ve kullanıcı dostu bir yöntem ve teknoloji kombinasyonu sunmaktadır. Dinleme Becerisi Programı ile kullanılan ‘’ Lift’’ batarya kiti ile şarj edilebilen, portatif bir ses aygıtıdır. ‘’Lift’’ ses çalara bağlanan, kulaklıklı ve mikrofonlu bir cihazdır. Lift’deki mikrofon girişi, kullanıcıya, kulak sesini yükseltip geri dönüş sağlayarak duyu gelişiminde yardımcı olur. Bu bağlantıya Bone Connection adı verilir. Lift sisteminin diğer işitsel algı sistemlerinden ayrılan en önemli özellikleri Mikrofon (Bone Connection), sürpriz etkisi (Game Effect), Filtreleme (Filtering), ve balans (Balance) sistemleridir.

LİFT Tarihi

Kulak ile beyin ilişkisinin bilinenden çok daha güçlü bir ilişki olduğunu ilk keşfeden kişi Alfred Tomatis dir. 1940-1950 arasında ilk çalışmalarını yapan Dr. Tomatis dikkat, odaklanma, algı, denge koordinayson ve motor beceriler ile kulak arasındaki ilişkilerin ne kadar güçlü olduğunu keşfetti. Sonra bu alanda gelişim sağlamak üzere ilk cihazlarını geliştirmeye başladı. Paul Madaule 1994 yılından sonra Dr. Tomatis’in ilk olarak geliştirdiği metotlara ilave olarak yeni özellikler ilave etmeye ve yeni sistemi geliştirmeye başlamıştır. Daha sonraki yıllarda Tomatis sisteminden ayrılarak Listeninig Fitness Instructor’s Course (LIFT) adı altında kendi sistemini kurmuştur.

 

LİFT NERELERDE KULLANILIR?

 

Dikkat Eksikliği

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) öğrencinin ders dinlemesini, çalışma performansını ve sorumluluk becerisini negatif yönde etkileyen bir sorundur. Dikkat eksikliği eksiklikten çok birden fazla zihinsel işlevdeki bozulma anlamına gelmektedir. DEHB ile ilişkili kontrolsüz davranışlar, sürekli eleştirilmeleri ve dikkat sorunu doğrultusunda düşen akademik başarıları, zaman içinde bir özgüven problemine yol açmaktadır.

 

Belirtileri

  • Unutkanlık
  • Dalgınlık
  • Dağınıklık
  • Tembellik, Sorumsuzluk
  • Motivasyon düşüklüğü
  • Sürekli TV seyretme ya da bilgisayar oyunu oynama
  • Zamanı verimli kullanamama (ödev, ders çalışma, sınav)
  • Umursamazlık
  • İnce ve kaba motor becerilerinin gelişmemesi
  • Çabuk sıkılma
  • Erteleme ve öteleme
  • Komuta (zamanında) uymama, duymamazlıktan gelme

 

Algılama Bozukluğu

Algı, psikoloji ve bilişsel bilimlerde duyusal bilginin alınması, yorumlanması, seçilmesi ve düzenlenmesi anlamına gelmektedir. Gelen bilgileri işleyerek belirli bir yapı ve organizasyona sokma işlemidir. Algı daha önceki deneyimleri ve öğrenme süreçlerini de içermektedir. Çeşitli nedenlerden dolayı kişide algılama sorunları yaşanabilir. Algılama sorunlarının altında birçok neden yatmaktadır. Bunlar; beyin yorgunluğu, uyku düzensizliği, ısı ve ışık değişimleri, aile içi iletişimsizlik, gelecek kaygıları, konsantrasyon bozukluğu gibi nedenler algılamayı güçleştirmektedir.

Dil ve Konuşma Bozukluğu

Dil ve konuşmayla ilgili bozukluklar da birbirinden farklıdır. Bir kişi diğerlerini anlamakta, düşüncelerini paylaşmakta güçlük çekiyorsa bu durum dil bozukluğudur. Eğer bir kişi konuşmada sesleri düzgün veya akıcı telaffuz edemiyorsa bu durum konuşma bozukluğudur.

Konuşma bozuklukları, konuşma sırasında ağızdan çıkan seslerin anlaşılmaz ya da yanlış olarak telaffuzu, konuşmayı sağlayan organların doğru hareket ettirilememesi ya da kontrol-koordinasyon bozukluğu sonucunda iletilmek istenen mesajın doğru olarak iletilememesidir.Bireyin dil ve konuşma problemi daha ayrıntılı analiz edilebiliyor ve dilin hangi bileşeninde ya da konuşmanın hangi bölümünde ne kadar bozukluk olduğunun saptanmasıyla bireye uygun program hazırlanmaktadır.

Öğrenme Güçlüğü

Akademik (okuma, yazma, aritmetik) konuşma ve motor becerilerde zeka geriliği olmaksızın yetersizlik ile kendini gösterir. Bir çocuğun zekası normal ya da normalin üstünde olmasına rağmen dinleme, düşünme, anlama, kendini ifade etme, okuma-yazma veya matematik becerilerinde yaşıtlarına ve zekasına oranla düşük başarı göstermesidir.

Öğrenme Güçlüğünün Belirtileri:

  • Dikkat sorunları
  • Koordinasyon sorunu
  • Görsel algı sorunları
  • Görsel figür-zemin ayırt etmede güçlük çekerler.
  • Zaman sorunu
  • Sosyal-duygusal davranış sorunları
  • Akademik beceri bozuklukları

Sosyal Uyumsuzluk

Çocuk, doğduğu andan itibaren yaşama uyum gösterme çabası içindedir. Her çocuk sürekli değişen uyaranlara, kendi yaş grubundan beklenen davranışlara, sınıf arkadaşları veya yetişkinlerle kurulan ilişkilerin gereklerine uygun davranmak durumundadır. Sosyal uyum ve iletişim sorunu çocuğun sosyal ortamlarda ilişki ve iletişim kurmakta yaşadığı güçlükleri kapsar. Çocuk arkadaş edinirken, arkadaşlığını devam ettirmeye çalışırken, çevresinde olup biten davranışları anlamlandırırken güçlükler yaşayabilir. Karşısındaki kişinin sözel ve sözel olmayan iletişimi (mimik, jest gibi) kavramaya çalışırken sıkıntılar yaşayabilir.

Ancak sosyal uyum ve iletişim sorunu yaşayan çocuklar;

  • Kendi duygularını değerlendirmek ve ifade etmekte
  • Kendilerinden beklenenleri anlamakta
  • Farklı zamanlarda öğrenmiş oldukları kuralları benzer bir durumda uygulamakta
  • Diğer kişilerin duygu ve düşüncelerini anlamakta
  • Sosyal kurallarla ilgili bilgileri eksik olduğu için sosyal ipuçlarını doğru yorumlamakta
  • Yaşadıkları olaylardan sonuç (ders) çıkartmakta zorlanırlar.
  • Sosyal öğrenmeleri yetersizdir. Sosyal becerilere yönelik açık ve net yönergelere ihtiyaç duyarlar.

 

İçe Kapanıklık

Dış dünyaya karşı ilgi gösterme ve ilişki kurmakta güçlük yaşayan çocuklar içe kapanık olarak nitelendirilmektedir. İçe kapanık çocuklar, duygu ve düşüncelerini başkalarıyla paylaşmakta sorun yaşarlar. Yeni durumlara uyum sağlamakta, arkadaş edinmede ve grup oyunlarına katılmakta güçlük yaşarlar. Genellikle yalnız oynamayı tercih ederler.Bu özellikteki çocuklar, sessiz ve uslu olduklarından toplumca onaylanırlar. Bu durum çocuğun hoşuna gitmekte ve yetişkinlerin beğendiği bu kimliğe daha çok bürünmektedirler. Gerek sosyal gerekse okul yaşamında içe kapanık olan çocuklar için destek alınmalıdır.

Okul Başarısızlığı

O Günümüzde ebeveynler çocuğunun en iyi ve kaliteli bir eğitim alması için yoğun çaba sarf etmektedir. Okul, çocuğun yaşamındaki ilk toplumsal kurumdur. Okul döneminde çocuk yepyeni bir yaşama başlamış ve farklı tavırlar geliştirme ihtiyacındadır. Bu dönemde aile ve öğretmen tutumları çocuğun okul döneminde başarılı olması açısından oldukça önem taşımaktadır.

Okul başarısızlığı; öğrencinin gerçek yeteneği ile okuldaki başarısı arasında görülen farklılık olarak tanımlanabilir. Okul başarısızlığı gösteren çocukların okul başarıları, gerçek yeteneklerinin altında seyretmektedir. Bu çocuklar, genellikle yeteneklerini kapasitelerinin altında kullanmaya programlanmışlardır. Eğitimde başarısızlık, birikerek çoğalır. Bu nedenle başarısızlığın mümkün olduğunca erken fark edilmesi önemlidir. Okul yıllarının ilk dönemlerinde fark edilen başarısızlık, ilköğretim süresince düzeltilmezse, çocuğun tüm okul yaşamını etkileyebilir.

Okul başarısızlığının başlıca nedenleri

  • Zeka Sorunu
  • Okula Uyum Sorunu
  • Okul Korkusu
  • Davranım Sorunları
  • Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu
  • Öğrenme Bozukluğu
  • Bedensel Hastalıklar
  • Depresyon

 

Stres

Günümüz insanının en büyük sorunlarından bir tanesi strestir. Stres huzurlu ve rahat olmama sürekli gerilim halinde olma durumudur. Çocuğun doğası gereği yapması gereken işleri rahat yapamaması, sağlıklı ruhsal gelişimini oluşturan temel öğelerden yoksun yetişmesi çocuğun gerginliğini daha da fazla arttırmaktadır. Stresin yaşamınızın hangi alanlarından kaynaklandığını ve o durumda belirgin olarak bizi neyin rahatsız ettiğini, hangi duyguları yaşadığımızı ve bu duygularımızla nasıl tepkiler verdiğimizi gözden geçirmeniz gerekir. Daha sonra da, yaşadığınız bu durumu değiştirmek için ne yapabileceğinizi düşünmeniz sorunun çözümünde önemli bir adım olacaktır.

Unutkanlık ve Hafıza

Bellek (hafıza) beynimizin en önemli bilişsel işlevidir ki öğrenmemizi, birikimlerimizin depolanmasını ve gereğinde geri çağrılmasını sağlar. Çocuklarda görülebilen unutkanlık probleminde unutma yerine ‘hatırlayamama’ “dikkat eksikliği” konsantrasyon güçlüğü” kavramlarını kullanmak daha doğru olur. Unutmanın belirtileri;

  • Dikkat eksikliği
  • Kaygı durumları
  • Stresli yaşam koşulları
  • Uykusuzluk
  • Açlık
  • Bir işi öğrenirken birden fazla şeyle uğraşmak
  • Öğrenme ve hafızada tutma tekniklerini yeterince bilmemek
  • Tıbbi tedavi gerektiren anemi, kan şekeri değişiklikleri, vitamin eksiklikleri, tiroid hastalıkları gibi rahatsızlıklar etken olabilir.

Özgüven Eksikliği

Özgüven duygusu, kişiliğin temelini oluşturur. Hem kişinin kendisine ilişkin düşünceleri (zekiyim, sevilen bir insanım), hem bu düşüncelerin yol açtığı duyguları(umutsuzluk, utanç, gurur), hem de bu duygu ve düşüncelerin ifadesi olan davranışları (çekingenlik, dikkat, iddiacılık) içerir. Bebeklik dönemi özgüven açısından kritik bir öneme sahip olmakla birlikte, ergenliğin sonuna kadar gelişim devam eder. Kişinin kendine yönelik olumlu yargılarının olması, kendini ve olayları kontrol edebileceği inancı, kendini sevmesi, yeterli olduğunu düşünmesi ve değerinin farkına varması, kendisiyle barışık olması, kendini olduğu gibi kabul etmesi, kendisini tanıması gibi durumlarla yüzleşmesi özgüvenini artırmakta hayatını kolaylaştırmaktadır.

 

Çocuklarda korku

Korku, gündelik yaşamı yönlendiren ve yaşamın içinde çok önemli bir işlevi olan, sevinç ve üzüntü gibi doğuştan getirdiğimiz temel duygulardan biridir. Bu nedenle, çocukların erken yaşta korku hissini tanımaları onların öncelikle kendilerini koruyabilmelerine ve gerçek hayata adapte olabilmelerine katkı sağladığı için, gelişim süreçleri açısından sağlıklı bir adımdır. Başka bir deyişle, çocukların şimdiki tehlikelere karşı kendini savunmayı ve gelecek tehlikelere karşı da daha temkinli davranabilmesine yardımcı olur. Bu durumlar günlük hayatlarını etkilemesi ile birlikte davranışlarına da olumsuz yöndeyansımasına sebep olur. Örneğin; anne ve babalarına gereğinden fazla bağımlı olmaları, onlardan ayrılırken tedirgin olma ya da güçlükle ayrılmaları, yabancı ve
kalabalık ortamlara uyum sağlayamamaları gibi. Çocukların yaşadığı yoğun korku hissi, sürekli bir kaygılı olma durumuna yol açtığı gibi dikkatinin azalmasına ve odaklanma sorunlarına da neden olabilir.

Takıntılar- (Obsessif Kompusif )

Obsesyonlar yani takıntılar kişinin sürekli ve istemsiz olarak onu zorlayan-engelleyen tekrarlayıcı düşünceleridir. Kompulsiyonlar ise bu tekrarlayıcı düşüncelerin rahatsız
ediciliğinden kurtulmak için yapılan davranışlardır. Belli bir zaman sonra rahatsız edici bu düşünceler kişiyi tekrar tekrar aynı davranışları yapmaya iter. Kontrol altına alınamayan okb hastaları zamanla hayatlarının çok büyük bir bölümünü bu zorlayıcı düşünce ve davranışlara ayırmak zorunda kalır; sosyal hayatı başta olmak üzere, iş hayatı, akademik hayatı oldukça
zor ve baş edilemez noktaya gelebilir.

Öfke kontrolü

Çocuklarda öfkeli davranışlar genellikle engellenme, istemediği şeyleri yapma, yorulma, acıkma, kendini ifade edememe ve ebeveynlerin dikkatini çekmek amacıyla kullanılan bir yöntemdir. Öfke kontrolü problemi yaşayan çocukların bu durumu psikolojik bir soruna işarettir. Genelde iç kontrolünde eksiklik yaşarlar ve böylece içlerindeki öfkeyi kontrolsüz bir
şekilde dışa vurmaya meyillidirler.

Tikler

Tik bir kas kümesinin istemsiz ve düzensiz aralıklarla yinelenen hareketleridir. Genellikle 6-15 yaş arasında sıklıkla görülür. Örneğin göz kırpma, dudak oynatma, kaş kaldırma, boyun bükme, omuz oynatma ve benzeri biçimde olur. Zamana ve koşullara göre sıklığı ve şiddeti değişkenlik gösterir. Tiklerin nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Tiklerin merkezi sinir sistemindeki bozukluk sonucu ortaya çıktığı ya da ruhsal bir bozukluğun belirtisi olduğu kabul edilmektedir.

Hiperaktivite

Hiperaktivite bozukluğunun en belirgin özellikleri çocuğun çok hareketli olması, isteklerini erteleyememesi ve dikkatini toparlayamaması. Hiperaktif çocuklardan uzun süre oturmalarını, sessiz ve sakin durmalarını istemek onlara büyük rahatsızlık verir. Aşırı hareketli olan çocukların hareketlilik düzeylerinin incelendiği çalışmalarda normal çocuklara göre bu davranışları 2-8 kat daha fazla
gösterdikleri bulunmuştur. Çoğu zaman evde ve sınıf ortamında ‘göze batan çocuk’ durumuna düşerler. Oysaki hiperaktif çocuklar sosyal ve zeki oldukları gibi, yaratıcı fikirlere de sahiptirler.

Organizasyon, planlama ve zamanlama becerileri

Yetişkinlerde doğru zamanlama günlük hayatımızı planlamamızda ne kadar önem taşıyorsa, çocuklarında özellikle ilkokul çağında zamanlama becerisini geliştirmesi bir o kadar önemlidir. Çocuklar özellikle okul, ev ve sosyal alanlarındaki sorumluluklarını benimsemede ve önceliklerini belirlemede zorluk yaşarlar. Düzensiz olmaları, okul eşyalarına sahip çıkamamaları, defterlerini düzensiz kullanmaları, ödevlerini zamanında bitirememeleri, zamanında hazırlanamamaları, sabahları uyanmakta zorluk çekmeleri, işlerini önem sırasına göre düzenleyememeleri gibi.
Sadece zamanı planlamayı değil, zamanı daha etkili kullanabilmeyi öğrenmeleri onlara hayat boyu fayda sağlar.

Kaygı

Kaygı kişinin kendisini iç ve dış dünyasında tehlike olasılığı ya da kişi tarafından ‘tehlikedeyim’ olarak algılanıp yorumlanan bir duygudur. Kişi kendisini bir alarm durumunda ve sanki her an bir şey olacakmış gibi bir duygu içinde hisseder. Kaygı sorunları olan çocuklar genelde kolay endişelenirler ve her şeyden tedirgin olurlar. Anne babadan uzak kalmak istemezler, gece yalnız yatamaz ya da evde oda dan odaya geçemezler. Bazılarında da okula gitmek istememe gibi davranışlar gözlemlenir. Genellikle yeniliklere ve değişikliklere olumlu yaklaşmazlar. Çocuğun fazla kaygılı olması dikkatini ve sosyal ilişkilerini olumsuz yönde etkileyeceğinden kaygı bozuklukları dikkatle üzerinde durulması gereken bir durumdur.

İnce- kaba motor becerileri

Motor kelimesi anlam olarak ‘hareket’i ifade eder. Motor becerileri insanın hayatı boyunca devam eden bir süreçtir. Kaba motor örneğin ayakta durmayı, dengeli yürümeyi ve koşmayı, zıplamayı, isabet vuruş ve atışı gibi becerileri temsil eder. İnce motor ise eli ve ayağı kullanma becerileri ile nesne becerilerini kapsar. Tutma, kavrama, yazma, yırtma, çizme, yapıştırma, kesme gibi beceriler örnek olarak gösterilebilir. İnsanın gelişimi, sürekli olmakla birlikte bu sürekliliğin hızı her yaşta farklılık gösterir. Örneğin okul öncesi dönemde çok hızlı bir büyüme süreci yaşanır. Her gelişim evresi, diğer evrelerden farklı bir hızda gelişir. Bu nedenle erken yaşta motor becerilerin geliştirilmesi ve desteklenmesi önemlidir.

Beden algısı

Beden algısı, bireyin kendi bedeninin nasıl göründüğü ve başka insanların onun bedenini nasıl gördükleri hakkındaki düşünceleridir. Beden algısının gelişiminde etkili olan birçok faktör vardır: bebeklik döneminden itibaren beslenme alışkanlıkları, gelişim süreçlerinin özellikleri, anne baba tutumları, akran grupları, medya gibi Kişinin bedeniyle barışık olması, kendini sevmesi, erken ergenlik döneminden itibaren oldukça önemlidir. Beden algısının olumlu gelişimi kişinin kaygı durumunu, özgüvenini, sosyal ve dolayısıyla akademik hayatını da pozitif yönde etkileyecek en
önemli faktörlerden biridir.

LİFT ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME SİSTEMİ

Bir çocuk veya yetişkinin Listeninig Fitness’ın hangi programına uygunluğu, dinleme profilinin LIFT uzmanı tarafından değerlendirilmesiyle başlar. Değerlemeye tabi tutulan bireyde hangi hedeflere ulaşılacağı ve bu hedeflere ulaşmak için gerekli olan programın uzunluğu da uzman tarafından belirlenmektedir.

Listening Fitness Değerlendirme Özellikleri

Program alacak kişiye öncelikle bir değerleme anketi uygulanır. Bireyin kavrayıcı ve anlamlı dinleme becerileri, öğrenme yeteneği ve bununla bağlantılı davranışları incelenir. Çocuklar için uygulanan değerleme araçları ebeveyn ve öğretmen tarafından alınacak bilgilerle tamamlanır. Bu değerleme araçları 12 bölümden oluşur. Her bölüm ayrı ayrı puanlanır. Elde edilen 12 farklı bölümün ölçüm sonuçları özel bir takım formüllerle hesaplanarak kişiye özel dinleme profili oluşturulur. Oluşan profile göre kişiye uygun bir program uygulanır. Burada esas olarak vurgulanan şey şudur. Her bireyin dinleme profili farklıdır. Bireylerin görünen problemleri aynı olsa bile problemlerin kaynağı farklı olabilir. Bu sebeple birey üzerindeki etkileri de farklı olacaktır. LIFT değerlendirme sistemi herkesi kendi özellikleri çerçevesinde değerlendirerek probleme özel çözüm üretir.

Her birey için oluşan büyük resmi ve profilin doğasını anlayabilmek için gerekli olan arka plan uzman tarafından tamamlanır. Örneğin çocuğun gelişim öyküsü, kişilik özellikleri, aile dinamikleri, sağlık sorunları gibi özellikler bu arka planı oluşturur. Böylece büyük resmi tamamlayan uzman bireyin ihtiyaçlarına uygun programı seçerek uygular.

PROGRAMLAR

Bir Ses Programı genellikle 1 veya 2 saat boyunca uygulanan toplamda 60 saatten oluşan iki aşamadan meydana gelir. Program Kavrayıcı Evre (Receptive Phase) ile başlar ve 4 ila 6 hafta arasında bir entegrasyon “ara” döneminden sonra Dışavurumcu Evre (Expressive Phase) tarafından takip edilir. Takip değerlendirmesi ise Dışavurumcu Evre’nin (Expressive Phase) bitiminden 3 ay sonra planlanmaktadır.

Algılayıcı-Kavrayıcı Evre (Receptive Phase)

Dinleme eylemini geliştirir, artırır ve ince ayar yapar. Çocuklar çizim yaparken ya da oyun oynarken, yetişkinler ise dinlenirken ve hatta uyurken müzik veya dinletileri dinlerler. Lift’in modifiye ettiği ses bilgisi kulaklıklar aracılığıyla kulaklara ulaşır. Amaç, dinlemeyi otomatik ve zahmetsiz hale getirmek olduğu için sese dikkat vermeye gerek yoktur.

Dışavurumcu Evre (Expressioan Phase)

Bir mikrofona şarkı söyleme, sesli konuşma ve sesli okuma faaliyetleri aracılığıyla kulak-ses bağlantısı üzerine çalışarak öz dinlemeyi geliştirir. LIFT tarafından beslenen ve zenginleşen ses kulaklıklar ve kemik iletimi yoluyla eş zamanlı olarak geri döner.

Takip Evresi (Follow-up)

Başlangıçta oluşturulan dinleme çarkının program uygulama sonrası aldığı şekil gelişim süreçlerinin karşılaştırılması ile yeniden düzenlenir. Böylece kişinin ilerleme süreçleri daha açık bir şekilde izlenirken programın yararları ve gelecek hakkında oluşacak tavsiyeler de ortaya çıkar. Yararlanıcı programdan sonra bir yıl süreyle izlenir.

LİFT’ İN FAYDALARI

Lift Sisteminin Çocuklar ve Genç Yetişkinler için Faydaları

  • İşitsel algıda iyileşmeler.
  • Dikkat Süresi ve Konsantrasyonda iyileşmeler
  • Okuma ve Anlama Becerileri (Disleksi)
  • Yazma (Heceleme, El Yazısı ve Yaratıcı Yazım)
  • Öğrenme Becerisi ve Akıcılığı
  • Konuşma ve Dil (Gecikme ve Bozukluklar)
  • İnce Motor ve Organizasyonel Beceriler
  • Odaklanma
  • Enerji Yönetimi (Hipo ve Hiperaktivite)
  • İletişim becerilerinde artış
  • Verilen görevleri tamamlama
  • Sosyal Rahatlık ve Yeterlilik
  • Özgüven ve Özsaygıda gelişmeler.

Rahatlatma

  • Stres Yönetimi
  • Kişisel Gelişim
  • Hareketlilik ve Enerji Seviyesini Düzenleme
  • Güven Duygusu
  • Sosyal Etkileşim Rahatlığı
  • Nesneler Üzerinde Kontrolü Hissetme

Yetenek Geliştirme ve Profesyonel Gelişim

  • Kişilerarası İletişim Yetenekleri
  • Yeni mesleki beceri kazanma
  • Topluluk Karşısında Konuşma
  • Yönetim ve Organizasyonel Yeteneklerde Gelişme

Yabancı Dil Öğrenme

  • Kavrama
  • Konuşmada Doğallık
  • Telaffuz ve Aksan
  • Konuşmada Akıcılık ve Netlik (Cümle Vurgusu-Ritmi)
  • Sesteş Sesler
  • Dinleme Esasında Ton Ayrımı ve Zor Ses Tonlarını Yakalama

SIKÇA SORULAN SORULAR

Programın Yan Etkisi Varmıdır?

Uzman eğitmenler tarafından belirlenen programa uygun bir şekilde uygulandığında hiçbir yan etkisi söz konusu değildir.

Kimlere Uygulanır?

Lift uygulamaları 4 yaş ve üzeri herkese uygulanabilir.

Kimlere Uygulanamaz?

Kulak iltihabı nedeniyle ilaç kullanan kişiler ilaç bitene ve enfeksiyon ortadan kalkıncaya kadar programı alamazlar. Kanser teşhisi konmuş hastalar, ağır psikiyatrik bozukluklar ve nörolojik problemler teşhisi konmuş hastalar, beyin ameliyatı olmuş kişiler, duyma problemi olan kişiler, 3 yaşından küçük çocuklar bu programları alamazlar. Bunun dışında herkes rahatlıkla alabilir.

Etkisi Ne zaman Ortaya Çıkar?

Programın etkisinin ilk birkaç seansta bile ortaya çıktığı ve açıkça gözlendiği pek çok vaka vardır. ancak herkeste bu şekilde ortaya çıkmayabilir. Normal olan, program sonunda etkilerin en iyi şekilde gözlenmesidir. Lift sisteminin etkileri kalıcıdır. En yüksek etki düzeyi ise programdan 3-6 ay sonra gözlemlenir

Beklenen Etki Ortaya Çıkmazsa Ne Yapmalıyım?

Uzman eğitmenler programdan sonra program uygulanan kişileri düzenli olarak takip eder ve kayıt tutar. Yararlanıcının kendisi, ailesi ve eğer yararlanıcı öğrenci ise öğretmenden alınan bazı izleme ve takip bilgilerini sistematik olarak kaydeder. 6 ayın sonunda istenen sonuçların elde edilemediği tespit edilirse yararlanıcıya tekrar değerleme testleri yapılarak program yenilenebilir. Fakat eğer yararlanıcının testleri ve ön değerlendirme araçları doğru yapılmış ise mutlaka istenen fayda ortaya çıkar

Gerçekten Faydalı Olup Olmadığını Nerden Anlayacağız?

Programa başlamadan önce yararlanıcı profili oluşturulur. Bu profile göre yararlanıcıda ulaşılması gereken hedefler tanımlanır. Program boyunca ve programdan sonraki 6 ay boyunca yararlanıcı izlenir. Bu izleme sürecinde elde edilen kazanımlar yararlanıcıya yapılan ölçüm sonuçları ile gösterilir.

Bu Bir Tıbbi Tedavi Yöntemi midir?

Bu bir tıbbi tedavi yöntemi değildir. Amerika, Kanada, Meksika ve Avrupa’da bir çok klinik ve rehabilitasyon merkezinde destek tedavileri olarak kullanılmaktadır. Ancak Türkiye’de bir gelişim programı ve eğitim olarak uygulanmaktadır. Tıbbi tedavi gerektiren durumlar için kesinlikle program uygulanması tavsiye edilmez. Ancak klinik psikologlar bu yöntemden çok etkili bir şekilde yararlanırlar.

Uygulamacılarınızın Uzmanlığı Yeterlimi?

Lift danışmanları ve uygulamacıları psikolog veya psikolojik danışman seviyesinde kişilerden oluşur. Hem teorik hem uygulama eğitimi alırlar. Uygulamaları boyunca merkezimizdeki danışman psikologlarımızdan destek alırlar. Ayrıca tüm vakaların merkez tarafından takibi yapılır.

Lift Bir Müzik Terapisi midir?

Hayır LIFT bir müzik terapisi değildir. Müziğin insan psikolojisi ve davranışları üzerinde etkileri olduğu bilinmektedir. Ancak bizim sistemimizin müzik terapisi ile hiçbir bağlantısı yoktur. LIFT uygulamalarında klasik müzik kullanılır. Ancak bunun nedeni salt müzik etkisinden dolayı değildir. LIFT uygulamaları için yüksek frekanslı seslere ihtiyaç vardır. Bu yüksek frekanslı sesleri elde edebileceğimiz en güzel kaynak klasik müziklerdir. Bu yüksek frekanslı sesler LIFT cihazı tarafından modüle edilerek doğrudan kulak üzerinden beyne iletilir. Cihazın uygulanan seanslara göre ayrı ayrı ses modülasyon ayarları vardır. Bunun için klasik müzikten yararlanılır.

Lift Uygulamaları Kaç Seans Uygulanır?

Lift uygulamaları toplam 60 saat olarak uygulanır. Bu altmış saatlik uygulama ikişer saat olarak 30 seans da uygulanabilir. Birer saat olarak 60 seansta uygulanabilir. Ağır vakalarda genellikle ikişer saatlik uygulamalar tercih edilirken daha düşük seviyede problemlerde birer saatlik uygulamalar tercih edilir. Ancak uygulamacının ve çocuğun ailesinin seanslara devam edebilme veya çocuğun okul zamanı gibi durumları da dikkate alarak karar verilmesi de gerekir.

Ölçme Testleri Olarak Hangi Testleri Kullanıyorsunuz?

LIFT sisteminin kendisine has ölçme değerleme sistemi vardır. Ancak tüm lift şubelerimizde MOXO testi de standart olarak kullanılmaktadır.

Çocuğumuza Doktorlar Tarafından Verilen İlaçlar Var.Lift Uygulamaları İlaç Kullanmaya Engel Teşkil Eder mi?

Çocukların kullandığı dikkat, odaklanma, hiperaktivite ve kaygılar için kullandıkları ilaçları aile doktoru ile görüşerek devam ettirmek isterse edebilir.